Egzotik Sevdamız | Bilimya

Robinia pseudoacacia - Meü

İnsanoğlu yüzyıllardır bitkileri farklı amaçlarla kullanagelmiştir. Bu amaçlar içerisinde kuşkusuz estetik amaç en az beslenme amacı kadar eskiye dayanmaktadır. İnsan türü doğada bitkilerin yaşamlarındaki rolünü keşfettiğinden beri bitkilerle bağlarını kuvvetlendirmiştir.

Günümüz şartlarında giderek şehirleşen ve doğadan kopan insanoğlu doğaya ve doğa unsurlarına olan gereksinimini bitkileri şehir alanlarına, kent ekosistemlerine dahil ederek gidermektedir. Bu doğa unsurlarından en fazla kullanılanı olan bitkiler, şehirlerimizde park alanlarında, bahçelerde, orta kaldırımlarda (refüjlerde), yerleşim alanların çevresinde geniş ölçüde yetiştirilmektedir.

Ülkemizde estetik amaçlı yetiştirilen bu bitkilerin büyük bir çoğunluğunun anavatanı ülkemiz olmayan, yurt dışından getirilen egzotik türler olduğu dikkat çekmektedir. Çiçek sektöründe, şehir florasını oluşturan bitkilere bakıldığında egzotik türlerin baskınlığı görülmektedir. Örneğin; çiçek sektöründe yaygın bir şekilde ticareti yapılan orkide (Phalaenopsis) türleri egzotik kökenli olup ülkemizde doğal olarak yetişmeyen türlerdirler. Bununla beraber ülkemize özgü, anavatanı ülkemiz olan birçok orkide (Ophrys) türünün var olduğu bilinmektedir.

Park-bahçelerimizde yaygın şekilde yetiştirilen egzotik özellikle ağaç formundaki türlerden önemli bir kısmı istilacı ve/veya zehirli türlerdir. Bu bitkilerden evcil hayvanlar, insanlar ve hatta yaban hayatı da zarar görmektedir. Üstelik yurt dışından getirildiklerinde üzerlerinde küçük ya da gözle görünemeyecek derece küçük (mikroskobik) canlıların da bu (egzotik) türlerle getirildiği bilinmektedir.

Ülkemizde egzotik olarak var olan türlerin yurt dışında, doğal yaşam alanlarında onlara özgü doğal düşmanlar ile yaşam savaşında oldukları bilinmektedir. Bu egzotik türler ülkemize getirildiğinde burada doğal düşmanları olmaksızın yaşadıklarından istilacı özellik kazanmaktadırlar. Bu durum istila biyolojisinde ‘doğal düşmanlar hipotezi’ olarak bilinmektedir. Bu sebeple ülkemize özellikle süs amaçlı getirilen egzotik türlerin istila potansiyelleri bilinerek yetiştirilmelidir.

Hâlihazırda ülkemizde yetiştirilen birçok egzotik bitki türünün istila yeteneklerinin var olduğu ve giderek ülkemizde doğallaştıkları görülmektedir. Örneğin; Kuzey Amerika kökenli yalancı akasya (Robinia pseudoacacia) bitkisi (ağaç formunda bir bitkidir) egzotik olup istilacı türlerdendir (görselde yer alan bitki). Bununla beraber ülkemizde doğallaştığı kaydedilmiştir. Yukarıda da bahsedildiği gibi bazı egzotik türler aynı zamanda zehirli olarak da sınıflandırılmaktadır. Yalancı akasya da bu zehirli egzotik türlerdendir.

Ülkemizde özellikle sahil kentlerinde şehir peyzajına dahil edilen egzotik türlerden (Avustralya kökenli) akasya (Acacia) türleri de istilacı özelliğe sahip bitkilerdendir. Bununla beraber bazı akasya türlerinin meyvelerini yiyen küçük çocukların zehirlendiği görülmektedir (kişisel gözlem). Bilimsel çalışmalarda birçok akasya türünün zehirli olarak rapor edildiği bilinmektedir.

Yalnızca zehirli ve istilacı özelliklere sahip olduklarından değil aynı zamanda ülkemizde ekosistemin doğal düzenine olumsuz etkileri sebebiyle de söz konusu (egzotik) türlerin yetiştirilmesi sınırlandırılmalı veya kontrol altına alınmalıdır. Aksi takdirde gelecekte doğallaşmış istilacı, zehirli, egzotik bitki türlerinin baskın olduğu şehir floralarını daha fazla görmek kaçınılmaz olacaktır.

Egzotik bitkilerin faydaları zararlarının yanında ciddi ölçüde sönük kalmaktadır. Egzotik bazı türlerin bal bitkisi, bazı türlerin çit bitkisi olarak yetiştirildiği ve bazı türlerin de gösterişli çiçeklere sahip olduğu görülmektedir. Lakin ülkemiz doğal florasında yayılışı bulunan bal bitkisi, çit bitkisi, iç/dış mekân bitkisi özelliklerine ve gösterişli çiçeklere sahip bitkilerin peyzaja ve süs bitkisi sektörüne kazandırılabileceği açıktır. Örneğin; anavatanı ülkemiz olan birçok çiğdem (Crocus) türü gösterişli çiçek olarak bir takım çoğaltım teknikleri ile (örneğin doku kültürü ya da soğandan üretim ile) peyzaja kazandırılabilir.

Ülkemiz doğal bitki örtüsünden faydalanılarak ve ilham alınarak kent ekosistemlerine doğal türlerin kazandırılması, egzotik türlerin sebep olduğu biyolojik, ekolojik, patolojik hatta ekonomik sorunların giderilmesine fayda sağlayacağı düşünülmektedir.

Yukarıda verilen örneklerin tamamı bitkiler aleminden olup aynı durumun hayvanlar aleminde de geçerli olduğu ve birçok egzotik hayvan türünün ülkemizde yetiştirildiği, egzotik bitki türleri gibi egzotik hayvan türlerinin de benzer zararlarının olduğu bilinmektedir. Önlem olarak keza egzotik bitki türleri için doğal elemanlardan faydalanmak önerisi, egzotik hayvan türleri için de önerilebilmektedir.

 

Kaynaklar:

Bullock, A. A. 1952. South African Poisonous Plants. Kew Bulletin, Vol. 7, No. 1, pp. 117-129.

Gider, P. Z. 2013. İstilacı Bitki Türlerinin ve İstila Yeteneklerinin Tek Yıllık Otlaklarda ve Yol Kenarlarında (Aydın, Denizli, Muğla, İzmir) Belirlenmesi. Yüksek Lisans Tezi, Aydın.

Güner, A., Aslan, S., Ekim, T., Vural, M., Babaç, M. T. (Editörler) 2012. Türkiye Bitkileri Listesi (Damarlı Bitkiler). Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi ve Flora Araştırmaları Derneği Yayını, İstanbul.

Şentürk, M., Binzet, R. 2021. Mersin İlinin Süs Bitkisi Potansiyeli Taşıyan Bazı Dikotil Endemik Bitkileri. Euroasia Journal of Mathematics – Engineering, Natural & Medical Sciences, 8 (16), 79-92.

Şentürk, M., Binzet, R. 2021. Mersin İlinin Süs Bitkisi Potansiyeli Taşıyan Bazı Monokotil Endemik Bitkileri. Euroasia Journal of Mathematics – Engineering, Natural & Medical Sciences, 8 (16), 68-78.

Muhyettin Şentürk



Hakkımızda

Bilimya sitesi, İbni Sina Sağlık Derneği’nin öncülüğünde kurulmuş bir popüler bilim sitesidir. Sitemizde paylaşılmış tüm yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Sitemizdeki hiçbir yazı kaynak belirtmeksizin başka bir platformda paylaşılamaz.



Bizi Takip Edin


@2020 Tüm Hakları Gizlidir.