Yenilikçi Bir Fikir Metodu: İnsan Merkezli Tasarım | Bilimya

designthinking

            Yirminci yüzyılda büyüleyici bir hızla gelişen ve değişen endüstri dolayısıyla elektronik ve yazılım donanımsal aygıtlarla bütünleşti. Guy André Boy 2017’de yayınladığı “Human-centered design of complex systems: An experience-based approach” adlı makalesinde bu değişimi “Sosyoteknik bir evrim” şeklinde nitelemektedir.

Bu yazı tarihteki bu hızlı dönüşümle yakından ilişkili bulduğum tasarım bilimini, bu alandaki zorlukların kaynağı olan insan etkileşimlerini ve bu etkileşimin de aslında bize sağlayabileceği avantajlı tasarım yöntem ve süreçlerinden bahsetmektedir.

Tasarım Ve Bilim’in İlişkisinden Doğan Bir Disiplin: “Tasarım Bilimi”

        

  Bilim ve tasarım birbirinden bağımsız, farklı kültür ve pratiklerle ilişkili iki olgudur. Tasarım yaratıcılık, inovasyon gibi değerlerle ilişkiliyken; bilim daha çok gözlemleme, veri toplama ve verilerden anlamlı sonuçlar elde etmek ile ilgilidir. Tasarım bilimi ise yararlı ve kullanışlı tasarım bilgisinin ve eserlerinin üretimine katkıda bulunan bir disiplin şeklinde tanımlanabilir.

 

Tasarım Bilimi’nin Ortaya Çıkışı Ve İnsan Merkezli Tasarım Fikri

Tasarım bilimi için insanlık tarihinin ilk aşamalarında, insanların araç gereç üretmesi ve maden işlemesiyle başlayan Mezolitik Çağ’da doğmuştur demek doğru ve gerçekçi bir varsayımdır. İnsanların hayatlarını kolaylaştırmak adına uzun bir zaman öncesinde ürettiği araç gereçleri mühendisler matematiksel işlemler yardımıyla optimize etmişler. Bu sebep dolayısıyla bir ürünün tasarımı matematiksel modellemelerin hizmet ettiği yapılar ve fonksiyonlarla şekillenir. Bu modellemelerin ve uzantılarının öngörmekte güçlük çektiği insan ve araç gereçlerin etkileşiminden kaynaklı problemlerse tasarım bilimi açısından meşakkatli ve aşılması zor olan problemlerdir. İnsan ürünü olan bu matematiksel ve mantıksal modeller insan merkezli tasarım tarihinde kavramsal insan modellerine evrilmiştir. Ancak bu değişim problemin tamamını kavrayabilen bir çözüm önerisi sunamamıştır. Psikolojik ve fizyolojik tüm önemli faktörleri hesaplayabilen, insanı bir bütün olarak ele alabilen kapsamlı modeller günümüzde hâlâ imkânsızdır. Bunun sebebi ise basitçe insan davranışlarının kaynağını henüz keşfedememiş olmamızdır. Ancak bazı basit fonksiyonlar ve sınıflandırılabilir davranış kalıplarına dair bilgi birikimimiz sayesinde bugün teknoloji üretebiliyoruz. Peki ürettiğimiz bu insan merkezli teknoloji sizce nasıl bir düşünce sistemi ve metodoloji gerektirmekte?

İnsan Merkezli Tasarım özünde “tasarım odaklı bir düşünce” yöntemiyle mümkün olur. Yöntem görsel tasarım odaklı değil, düşünce tasarımı odaklıdır. Tasarım odaklı düşünce ise temelde beş adımdan oluşur. Bu beş adım empati kurarak kullanıcıların ihtiyaçlarını, problemlerini, tanımlamak; çözüm önerileri sunmak, prototiplemek ve test ederek günlük hayata entegre etmektir. Bu yöntem insanların ihtiyaçlarını, teknolojik imkanları ve sınırları, ekonomik yeterliliği gözettiğinden çok yönlü ve faydalıdır. STEM becerilerine inovatif ve yaratıcı bir bakış açısı sağlar aynı zamanda değişimi yöneten organizasyonel ve esnek bir yanı da vardır.

İnsan Merkezli Tasarım

İnsan Merkezli Tasarım köklerini insan bilgisayar etkileşiminden alır. Bilişim sistemlerine insan etkisini dahil eden bu anlayış tasarım odaklı düşünce ile harmanlanarak sonrasında bir disiplin haline gelmiştir. Mühendislerin tasarım ve gelişim sürecine liderlik etmesi gerektiğini ifade eden kurumsal tasarım ve mühendislik dünyasının bir tepkisi olarak ortaya çıkmıştır. Kullanıcı arayüzleri ve operasyonel dokümantasyonlarıyla geliştirilen bir teknoloji hedeflenmiştir. İnsan merkezli tasarım son kırk yılda karmaşık sosyo-teknik sistemlerin oluşturulması, geliştirilmesi ve operasyonlarıyla tek başına bir disiplin hâline gelmiştir.

İnsan merkezli tasarım, disiplinler arası takım çalışması ve gözlemlerden elde edilen genel fikir ve yargıların keşfedilmesini sağlayan bir süreçtir. Eserlerin eşzamanlı oluşturulması ve geliştirilmesi için insanlar ve kurumlar birlikte çalışmaktadır. Teknoloji, kurumlar ve insan aktivitelerinin birlikte tasarlandığı ve çalışıldığı birçok bilimsel metod bulunmaktadır.

Tasarım sürecini örneklendirmek konunun anlaşılması adına faydalı olabilir. NASA’nın insan sistem entegrasyonu uygulayıcı kılavuzu uzay alanında insan merkezli tasarım adımları şu şekilde oluşturulmuş:

(A) operasyon kavramlar ve senaryo geliştirme;

(B) görev analizleri;

(C) insanlar ve sistemler arasında işlev dağılımı;

(D) insanlar arasında rol ve sorumlulukların tahsisi;

(E) yinelemeli kavramsal tasarım ve prototipleme;

(F) ampirik testler, örneğin nüfus veya insan-sistem performansının model tabanlı değerlendirmesi;

(G) uçuş sırasında insan sistemi performansının yerinde izlenmesi.

Kaynakça

https://www.cambridge.org/core/services/aop-cambridge-core/content/view/F726100E2E7D0C825CB526FD7412C48E/S2053470117000087a.pdf/humancentered_design_of_complex_systems_an_experiencebased_approach.pdf

https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/152380/mod_resource/content/1/4.HAFTA%20ORTA%20%C3%87A%C4%9E%20ARKEOLOJ%C4%B0S%C4%B0.pdf

https://prezi.com/o0s7zfwrzj70/tasarim-odakli-dusunme/

https://medium.com/wayfair-design/is-product-design-an-art-or-a-science-d62f103d18a5


Hakkımızda

Bilimya sitesi, İbni Sina Sağlık Derneği’nin öncülüğünde kurulmuş bir popüler bilim sitesidir. Sitemizde paylaşılmış tüm yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Sitemizdeki hiçbir yazı kaynak belirtmeksizin başka bir platformda paylaşılamaz.



Bizi Takip Edin


@2020 Tüm Hakları Gizlidir.